Çocuk Diş Sağlığı

Çocuk Diş Sağlığı
  • 26 Nisan 2021

Çocuk Diş Sağlığı: Minik Gülüşleri Koruma Rehberi

Çocukluk dönemi, sağlıklı bir ağız hijyeni ve güçlü bir ağız yapısının temelinin atıldığı, özen gösterilmesi gereken bir evredir. Çocuk diş hekimliği (pedodonti) alanında en sık karşılaşılan sorunlar arasında; dişlerdeki renklenmelerden çürük oluşumuna, travmalardan diş gıcırdatmasına kadar pek çok problem yer almaktadır. Bu tür sorunlar hem süt dişlerini hem de ilerleyen dönemde daimi dişlerin sağlığını etkileyebilir. Bu yazımızda, çocuklarda sıkça karşılaşılan ağız ve diş sağlığı problemlerini, bu sorunlara yönelik tedavi yaklaşımlarını ve diş fırçalama alışkanlığı başta olmak üzere koruyucu önlemleri detaylı bir şekilde ele alacağız.

Çocuklarda Dişlerde Renklenme Nedenleri ve Çözümleri

Renklenme iki türlü oluşabilmektedir. Birincisi, çocuğun geçirdiği bir kaza veya darbe sonucu çoğunlukla ön dişlerinde görülen morumsu renk değişikliğidir. Bu durum, dişlerde pulpa adı verilen sinir dokusunun zedelendiğini göstermektedir ve ilerleyen süreçte çürük oluşumuna zemin hazırlayabilir.

Bir diğer renklenme türü ise demir eksikliğinde, anemi (kansızlık) görülen çocuklarda verilen demir preparatları sonucu ya da yetersiz ağız hijyeni ve tükürükteki bazı bakteriler nedeniyle oluşabilir. Bu renklenmeler genellikle süt dişlerinde ve bazen de ergenlik dönemine kadar olan süreçte, diş yüzeylerini kaplayan siyah nokta şeklindeki lekelerdir.

Travmaya bağlı oluşan renk değişikliğinde derhal doktora başvurulmalı ve pedodonti uzmanı tarafından gerekli dental müdahale yapılmalıdır. Diğer renklenmeler ise çürük olmayıp, düzenli diş fırçalama alışkanlığı ve basit bir polisaj işlemiyle giderilebilen estetik bir problemdir.

Çocukluk Çağı Diş Çürükleri ve Tedavi Yaklaşımları

Süt dişleri ve daimi (değişmeyecek) dişler mutlaka tedavi edilmelidir. Çünkü çürük ilerleyip ağrı oluşana kadar beklemek, bazen çok geç kalınmasına neden olabilmektedir. Her süt dişinin belirli bir değişme yaşı vardır ve bu dişlerin vaktinden önce kaybedilmesi ya da diş çekimi ile alınması ağrıyı sonlandırsa da; çene gelişimini, dişlerin dizilimini ve alttan gelen dişi olumsuz yönde etkilemektedir.

Pedodonti yani çocuk diş hekimliği, bu sürecin doğru şekilde yönetilmesini amaçlar. Zamanında yapılan diş tedavileri, çocuğunuzun daha iyi beslenmesini, daha rahat gülebilmesini ve çocukların ağız ve diş sağlığını uzun vadede korumasını sağlamaktadır.

Diş Travmaları ve Çocuklarda İlk Yardım

Dişlere gelen darbeler sonucu dişlerin kırılması, diş travmalarının başında gelmektedir. Çocuklar okulda, parkta arkadaşlarıyla oynarken ya da bisikletten düşerek dişlerinin kırılmasına neden olabilmektedir. Böyle durumlarda, eğer çocuğunuzun ön süt dişi darbe sonucu kırıldıysa, çocuk diş hekimliği alanında uzman bir diş hekimine olabildiğince erken getirilmeli ve kırığın şiddeti değerlendirilmelidir.

Eğer süt dişi darbe sonucu tamamen yerinden çıktıysa, geriye takmaya çalışmayınız; bu durum alttan gelen dişi ve diş eti dokusunu zedeleyebilir. Darbe alıp içeriye gömülen dişlerde ise mutlaka diş hekimine başvurulmalı, röntgen yardımıyla durum değerlendirilmelidir. Daimi diş kırıklarında da geçen zamanın olumsuz etkisi olduğu unutulmamalı ve vakit kaybetmeden müdahale edilmelidir. Darbe ile yerinden çıkan daimi dişler asla peçeteye sarılmamalı, süt içinde ya da çocuğun dili altında muhafaza edilerek hekime ulaştırılmalıdır.

Çocuklarda Diş Gıcırdatması: Nedenleri ve Yönetimi

Çocuklarda diş gıcırdatması da sık karşılaşılan bir problemdir. Yapılan çalışmalarda klinik nedeni tam olarak tespit edilememiştir. Psikolojik, sistemik veya lokal faktörlere bağlı olarak görülebilmektedir. Günlük hayattaki büyük değişiklikler (yeni bir kardeş, okula başlama gibi) çocukları oldukça etkileyebilmektedir.

Alerjik bünyeli çocuklarda ve bağırsak problemleri olan çocuklarda görülme sıklığı daha fazladır. Diş çıkarma dönemleri, önceden yapılan dolgular, dişlerin kapanış şekli ve çene yapısı da lokal faktörler arasındadır. Tüm bu etkenler değerlendirildikten sonra, çocuğun yaşına uygun olarak hazırlanan plaklar ile dişlerde oluşabilecek aşınmalar önlenebilmektedir.

Erken Süt Dişi Kayıpları ve Yer Tutucuların Önemi

Süt dişleri, alttan gelen dişlerin gelişiminde ve çene gelişiminde oldukça önemli bir role sahiptir. Süt dişleri, daimi dişler sürene kadar doğal yer tutucu görevi görmektedir. Eğer süt dişleri herhangi bir nedenle erken kaybedilir ya da diş çekimi yapılırsa, komşu dişler bu boşluğa doğru kayarak yer darlığına neden olur.

Bu durum, daimi dişin sürmesi gereken yerden sürememesine, dişlerde çapraşıklığa ve erken yaşta ortodontik problemlerle karşılaşılmasına yol açabilir. Yer tutucular; metal veya plastikten yapılan, kişiye özel apareylerdir ve pedodonti uzmanları tarafından sabit ya da hareketli olarak planlanabilmektedir.

Koruyucu uygulamalar

Topikal Florid Uygulamaları

Topikal florid uygulamaları, diş hekimleri tarafından jel, solüsyon, profilaksi patları ve floridli dental materyaller şeklinde uygulanmaktadır. Yapılan çalışmalarda bu uygulamaların düzenli yapılmasıyla çocuklarda %30–40 oranında çürük oluşumunda azalma sağlandığı gösterilmiştir. Etkili bir ağız hijyeni ve doğru diş fırçalama alışkanlığı ile bu koruma daha da artırılabilir.

Fissür Sealent (Fissür Örtücüler)

Fissür örtücüler, çocuk diş hekimi tarafından dişlerin üzerine, dişleri çürükten koruma amacıyla yerleştirilen koruyucu materyallerdir. Dişler yeni sürdüklerinde özellikle azı dişler çürüğe oldukça yatkın olup, çiğneme yüzeyleri fazlaca girintili çıkıntılı olup gıdalar için retentiftir. Bu durum hem süt dişlerinin hem de daimi dişlerin çürük riskini artırabilir. Ortalama ömürleri iki senedir, rutin 6 aylık kontrollerde eksilen yerler tespit edildiğinde üzerine eklenebilmektedir.

Sağlıklı dişler, çocuğunuzun genel sağlığı, beslenmesi ve özgüveni için hayati öneme sahiptir. Düzenli diş hekimi kontrolleri ve doğru koruyucu uygulamalarla, çocuğunuzun minik gülüşünü uzun yıllar boyunca sağlıklı ve mutlu tutabilirsiniz. Unutmayın, erken yaşta atılacak bilinçli adımlar, gelecekteki diş sağlığı için en değerli yatırımdır.