İki tanesi alt çenede ve iki tanesi üst çenede olmak üzere toplam dört adet olan yirmilik dişler, kimi zaman tam olarak diş eti yüzeyine çıkamayabilir. Bu durumdaki dişler gömülü diş olarak adlandırılır. Tamamı diş eti mukozasının altında kalan dişler olabileceği gibi bir kısmı yüzeye çıkmayı başaran dişler de olabilir. Bu durumda yapılacak dental görüntüleme ile dişin konumu ve kök yapısı incelenir. Yapılan inceleme sonucunda diğer dişlere zarar verdiği tespit edilen, estetik açıdan problemlere yol açan veya hastayı rahatsız eden gömülü dişlerin çekilmesine karar verilir.
Gömülü diş, ağız içinde normal konumuna yerleşememiş, çene kemiği veya yumuşak doku içinde kalmış dişlerdir. Kısmen ya da tamamen gömülü halde olabilirler. Dışarıdan bakıldığında görülmeyen bu durum genellikle röntgen incelemesi ile tespit edilir. En sık karşılaşılan gömülü dişler yirmilik dişlerdir. Bununla birlikte köpek dişleri ve küçük azı dişleri de gömülü kalabilir.
Genellikle çene darlığı, diş diziliminde problemler, genetik faktörler ve gelişimsel nedenlerle gömülü diş ortaya çıkar. Bazı kişilerde hiç belirti görülmeyebilirken, bazı kişilerde çene ağrısı, şişlik, enfeksiyon ve komşu dişlerde hasar gibi sorunlar gözlenebilir.
Gömülü dişler tam gömülü, yarı gömülü, yatay gömülü, dikey gömülü ve eğimli gömülü olarak sınıflandırılabilir. Bu sınıflandırma, diş hekiminin uygun tedavi planını belirlemesine yardımcı olur.
Tam gömülü diş, tamamen çene kemiğinde veya diş etinin içinde kalmış diştir. Dışarıdan fark edilmez ve çoğu zaman yalnızca röntgen ile tespit edilir.
Yarı gömülü dişte dişin bir kısmı ağız içinde görünürken diğer kısmı diş eti ya da kemiğin içinde kalır. Enfeksiyon, kötü koku ve ağrı gibi sorunlar daha sık görülebilir.
Yatay gömülü diş, yatay pozisyonda konumlanır ve komşu dişlere baskı yapabilir. Bu durum özellikle yirmilik dişlerde görülür.
Dikey gömülü diş, olması gereken yönde konumlanmasına rağmen süremez. Bazı durumlarda belirti vermeden takip edilebilir.
Eğimli gömülü diş ise çene kemiği içinde çapraz ya da eğik konumlandığı için çekimi daha zor olabilir ve çoğu zaman cerrahi müdahale gerektirir.
Gömülü dişler bazen hiçbir belirti vermeyebilir. Ancak bazı durumlarda çenede ağrı ve basınç hissi, diş etinde kızarıklık veya apse, şişlik, ağız kokusu, çiğneme güçlüğü, baş ağrısı, kulak veya şakak ağrısı ve nadiren lenf bezi şişliği görülebilir.
Gömülü diş çekimi sırasında lokal anestezi uygulanarak hastanın ağrı hissetmesi engellenir. Bu işlem, cerrahi tekniklerle yapıldığı için normal diş çekimine göre daha uzun sürebilir. Operasyon sırasında önce diş çevresindeki kemik ve yumuşak dokuya ulaşılır. Uygun olan durumlarda diş tek parça halinde çıkarılır. Bunun mümkün olmadığı durumlarda ise diş parçalara ayrılarak çıkarılır. Tüm parçalar çıkarıldıktan sonra bölge temizlenir ve gerekirse dikiş atılarak kapatılır. Dikişler çoğu zaman 7 ila 10 gün sonra alınır ya da bazı durumlarda kendiliğinden eriyen dikişler kullanılabilir.
Gömülü diş çekimi öncesinde panoramik röntgen veya gerekli durumlarda tomografi ile dişin konumu, komşu dişlerle ilişkisi ve sinir yapıları değerlendirilir. Özellikle kemik içinde kalan, eğimli veya yatay konumlanmış dişlerde cerrahi çekim tercih edilir. Bu işlemler çoğunlukla ağız, diş ve çene cerrahisi uzmanları tarafından uygulanır.
Gömülü diş çekimi ile normal diş çekimi arasındaki temel fark, dişin ağız içindeki konumudur. Normal diş çekiminde diş ağız içinde görünür durumdadır ve çekim daha basit şekilde yapılabilir. Gömülü diş çekiminde ise diş kemik ya da diş eti içinde kaldığı için cerrahi işlem gerekir. Bu nedenle işlem süresi daha uzun olabilir, iyileşme dönemi biraz daha dikkat gerektirebilir ve şişlik ile ağrı gibi belirtiler daha belirgin olabilir.
Gömülü diş çekimi sonrasında işlem yapılan alandaki kan pıhtısının bozulması durumunda alveolit gelişebilir. Alveolit, çekim bölgesinde oluşan ağrılı bir iyileşme problemidir. Sigara içilmesi, tükürme, pipet kullanımı, bölgeye elle müdahale edilmesi veya hekimin önerilerine uyulmaması alveolit oluşumuna zemin hazırlayabilir. En önemli belirtisi şiddetli ağrıdır. Buna ek olarak çenenin tam açılamaması, hassasiyet ve bazı durumlarda lenf bezi şişliği görülebilir. Bu gibi durumlarda diş hekimine başvurulmalıdır.
Gömülü diş çekimi sonrası süreç, rutin diş çekimine göre biraz daha zorlu olabilir. Bu süreçte şişlik ve belirli miktarda kanama olması normal kabul edilir. Operasyondan sonra hekimin önerdiği aralıklarla yanağa buz kompres uygulanması şişliğin azalmasına yardımcı olabilir. Şişlik genellikle ilk 2 ila 3 gün içinde en yüksek seviyeye ulaşır ve ardından azalmaya başlar.
Yirmilik diş çekimi sırasında uygulanan lokal anestezinin etkisi geçtikten sonra ağrı hissedilmesi normaldir. Ağrı genellikle ilk 24 ila 72 saat içinde daha belirgindir ve zamanla azalır. Hekim gerekli gördüğünde ağrı kesici ilaçlar reçete ederek bu sürecin daha konforlu geçmesini sağlar.
Gömülü diş çekimi sonrasında anestezinin etkisi geçene kadar yaklaşık 2 saat boyunca yemek yenmemesi ve bir şey içilmemesi önerilir. Uyuşukluk tamamen geçtikten sonra yoğurt, püre, çorba gibi yumuşak ve ılık ya da soğuk gıdalar tercih edilmelidir. Pipet kullanılmamalı, çok sıcak yiyecek ve içeceklerden, gazlı ve asitli içeceklerden uzak durulmalıdır. Çene rahat hareket ettirilmeye başlandığında ve şişlik azaldığında yavaş yavaş normal beslenmeye geçilebilir.
İlk 24 saat sigara içilmemesi ve alkol kullanılmaması iyileşme açısından önemlidir. İlk gün tükürmemek, ağız çalkalamamak ve pipet kullanmamak gerekir. İşlem yapılan bölgeye elle ya da herhangi bir aletle dokunulmamalıdır. İlk 24 saat çekim yapılan tarafla çiğneme yapılmaması önerilir. Ameliyattan 24 saat sonra operasyon bölgesine zarar vermeden dişler nazikçe fırçalanabilir. Hekimin önerdiği ilaçlar düzenli kullanılmalı ve kontrol randevuları aksatılmamalıdır.
Gömülü diş çekimi sonrası iyileşme süresi kişiden kişiye değişebilir. Hastanın hekimin önerilerine ne kadar uyduğu bu süreçte oldukça önemlidir. Ağrı ve şişlik gibi belirtiler çoğu zaman 1 ila 2 hafta içinde belirgin şekilde azalır. Yumuşak doku iyileşmesi genellikle 10 ila 14 gün içinde tamamlanırken, işlem yapılan bölgedeki kemik dokusunun toparlanması daha uzun sürebilir ve birkaç ayı bulabilir.
Gömülü dişler çekilmediğinde komşu dişlerde baskı, çapraşıklık, çürük, diş eti enfeksiyonu, ağız kokusu, kök erimesi, kist oluşumu ve nadiren daha ciddi patolojik sorunlar ortaya çıkabilir. Özellikle yarı gömülü dişler temizlenmesi zor olduğu için enfeksiyona daha yatkındır. Bu nedenle gömülü dişlerin düzenli olarak takip edilmesi ve gerektiğinde çekilmesi önemlidir.
Yirmilik dişler genellikle en sık gömülü kalan dişlerdir. Dar çene yapısı, sürme alanının yetersiz olması ve dişin açısındaki gelişimsel farklılıklar bu duruma neden olabilir. Kişide herhangi bir şikayet olmasa bile panoramik film ile kontrol edilmesi faydalı olabilir. Uygun zamanda yapılan değerlendirme ile ağrı, enfeksiyon ve komşu diş hasarı gibi sorunlar oluşmadan müdahale planlanabilir.
Gömülü diş çekimi genellikle ağız, diş ve çene cerrahisi uzmanları tarafından yapılır.
Her hastada gerekli olmayabilir. Enfeksiyon varlığında veya cerrahi işlemin durumuna göre hekim antibiyotik reçete edebilir.
Dişin konumuna, kök yapısına ve çevre dokularla ilişkisine göre zorluk derecesi değişebilir. Tam gömülü ve eğimli dişler genellikle daha zor çekilir.
İşlem süresi dişin durumuna göre değişmekle birlikte çoğu zaman 20 ila 60 dakika arasında tamamlanır. Daha karmaşık vakalarda süre uzayabilir.
Şişlik genellikle ilk 2 ila 3 gün içinde en belirgin seviyeye ulaşır ve sonrasında azalmaya başlar. Çoğu hastada 5 ila 7 gün içinde belirgin düzelme görülür.
Yumuşak doku iyileşmesi çoğu zaman 10 ila 14 gün içinde tamamlanır. Kemik iyileşmesi ise daha uzun sürer.
Basit diş çekimine göre daha detaylı bir işlemdir. Ancak uygun planlama ve uzman hekim tarafından yapıldığında güvenli şekilde uygulanabilir.